Malum, AKP karşıtı Cumhuriyet mitingleri çok coşkulu geçerken katılımcıların kıyafetleri de yeni bir ulusalcı tarzın ortaya çıktığına işaret ediyordu. Bunlar Ecevitinkine benzer bir kasket ile Kurtuluş Savaşı yıllarından hatırlayacağımız bir kalpak. Hatırlarsanız Sinan Aygün de bir ara konuyla ilgili gündeme gelmişti. İşte bu kalpak ve kasket ulusalcılarca yaygın kullanılmaya başlanıyormuş, haberde bazı ilginç yerler var:
Cumhuriyet mitingleriyle beraber gelmeye başlayan kalpak siparişleri 1925′te üretimi duran kalpakları tekrar vitrine çıkardı. [...] 1922′de kurulan Şenocak, şapkanın geçirdiği tüm evrimlerin yakın tanığı. Kalpak, fes derken gelen devrimle beraber şıklık yarışının başatı olan şapkalar bugün de sınıfları belirlemenin en sembolik yolu. Zamanında göçmenlerin kökenini, burjuvazinin cemiyetlerini gözler önüne seren şapkalar şimdi de siyasi tartışmaların nabzını tutuyor. Şapka vitrinlerinde de karşı karşıya gelen türban ve kalpaklar toplumun siyasi tercihini satış rakamlarıyla anlatıyor.
Şenocak, daha çok Mevhibe İnönü’nün taktığı gibi bone tipi türbanlar yapıyor. Şapka devriminden sonra üretilen model neyse bugün de aynısı yapılıyor ama giderek artan ilgiyle beraber Şenocak da mevsimlik modelleri, renkleri çeşitlendiriyor. Yine de Şenocak bir devrime konu olan ve kanuna bağlanan tek üretim kolunda türbana yönelik bir yapılanma düşünmediklerini ifade ediyor. Ancak Şenocak aslında kalpak giymenin de zamanında yasaklandığını hatırlatarak “Dedemin 1925’lerde bıraktığı kalpakları bugün yine ticari kaygılar ve gelen talepler yüzünden üretir hale geldik” diyor. Şenocak özellikle “cumhuriyet mitingleri” sırasında Atatürkçü Düşünce Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarından toplu kalpak siparişleri aldıklarını anlatıyor. 80 yıl sonra kalıpları tekrar çıkarıp üretime geçen Şenocak, “Yazın bile kalpak satar olduk. Bir yılda binlerce kalpak satıldı” diyor.
Şapka pazarındaki gelişmeler bu iki modele artan taleple sınırlı değil. Türban ve kalpağın yanı sıra kep ve kasket gibi moda modellerin de büyük bir ilgi gördüğünü dile getiren Şenocak, “Eskiden gayrimüslimlere çok şapka yapıyorduk ama artık onlarda da azalma var” diye konuşuyor.
Haberde Çin’in şapkacılık sektörüne vurduğu darbe kadar ünlü şapka markalarından da bahsediliyor. Ben burada birkaç şeye değineceğim. Öncelikle şapkacı Şenocak beyi kalpağı ticari kaygılar yüzünden yeniden ürettik sözünden dolayı kınıyorum. Ne demek, yani “ulusalcıları yoluyoruz, hamdolsun sayelerinde işimiz açıldı” mı demeye getiriyor? İnanç ticarete alet edilir biliriz ama bu kadar da aleni olmaz ki bu iş. Zaten ne çektiysek din tüccarlarından çekmedik mi? Yazıklar olsun. Sakın “homoekonomikus işte, sen övmüyor muydun” demeyin, bu iş başka.
Bir diğer nokta, başörtüsüne siyasi simge denirken yeni gelişme ile kalpağın da siyasi simge haline gelmesindeki problemli durumdur. Gerici kesimin ağzına “alın size siyasi simge, kalpak da ulusalcılığın siyasi simgesidir, üstelik kalpak 1925 öncesine ait bir kıyafet, siz Türkiye’yi devrimler öncesi döneme geri götürmeye çalışıyorsunuz” mazereti verilmeyecek mi muhalif ağızlara böylece? Sonra bu kalpağı kadın, kız herkes takıyor ama kalpak erkek kıyafeti değil mi, mini etekli çağdaş bir kızımızın yazın kafasında koca kalpakla gezmesi dostları utandırıp düşmanı güldürmez mi?
Ve en tehlikeli nokta. Uyanın beyler, hanımlar. Bu işten tek karlı çıkacak kesim müslüman oldukları gerekçesiyle başlarını örtenler olacaktır. Başörtülüler okula girebilmek için kafalarına ne denk gelirse geçirme konusunda uzmanlaştılar, hele de şimdi Mevhibe İnönü’nün türbanı, Kurtuluş savaşında erkeklerin giydiği kalpaklar “çağdaşlık” alameti olarak ortaya çıkarsa size garanti ediyorum okullar kalpaklı kızla dolar taşar ve hangisinin islam dini, hangisinin ulusalcılık gayretiyle bunu yaptığını anlayamazsınız. At izi it izine karışır.
Bunu neden söylüyorum, başını örtenler ille de sevdiklarinden, İran’da bu giyildiğinden ya da moda olduğundan bugünkü çiçekli başörtüyü kafasına geçirmek için uğraşmıyorlar. Kızlar başı örtmeyi dini bir vecibe saydıklarından “başımızı örtelim de ne olsa fark etmez” diyorlar. Mesela kapşonlu modern görünümlü eşofman giyenleri var. Dolayısıyla koyun postu gibi bir peruğu bile kafasına geçirebilen hanım kızımız rahmetli Atatürk’ün heybetli kalpağını dünden giyerek sınıfları dolduracaktır. Üstelik de kendisini engellemeye çalışacak gayretli kışla görevlisi, pardon akademisyene “vay, Atatürk kalpağını mı engellemeye çalışıyorsunuz, bu günleri görmeyeydim, yazık” diyecek, akademik adam yahut kadın cevap bulabilmek için inim inim inleyecektir. Hele ki Mevhibe hanımın sünneti olan türbanla iş iyice sarpa saracaktır. Bababannelerimizin başörtüsüyle dahi okula sokulmayanlar, rahmetli İsmet Paşa adıyla ortaya çıkınca durum değişebilecek, akademik faaliyetlerin konusu “kalpak ve rejim” konusuna kayacak, İnönü’nün karşıdevrimciliğinden dem vurulacaktır.
Peki çözüm nedir? Ulusalcılara bu hızla kalpak giymeyin diyemeyiz, Türk şapkacılık sektörü zaten Çin’den bir darbe yemiş, bir darbe de ulusal sanayiyi savunması gerekenlerden gelemez. Ama yıllarını cağdaş düşünceye adamış bir dava adamı olarak ben yolu yine göstermek durumundayım.
Malum, yüce İslam dininde kadınların sadece başlarını kapatmalarına dair emir ve yasaklar bulunmaz, hanımların kol, bacak, göğüs, sırt vs. yerleri de açık olmamalı denir. O halde kafasında kalpağıyla gelip okul sırasına oturup, misal şu ara blog açan iki doçent hocayı şaşkına çevirdiğinde, iki kızdan hangisinin ulusalcı hangisinin islam dini mensubu olduğunu çözebilmek için baş dışında kol ve bacaklara, vücudun diğer kısımlarına dikkat etmek gerekir. Eğer çağdaş bir kıza yaraşır dar tişört, beli düşük, göbeği açık kot yahut etek giymiş kafası kalpaklı bir kız görünüyorsa problem yoktur ama kızın kolları ve bacakları kapalıysa orada uyanık, gözünü çağdaş uygarlığa dikmiş bir Türk akademisyeninin derhal duruma müdahil olması gerekir.
Bu konuda yasa, yönetmelik vs.ye de gerek yoktur. Mevcut başörtüsü yasağı da zaten herhangi bir yasa ile konulmadığından sadece “filnca kıyafet çağdaş değildir” beyanı kafidir. Kış mevsimindeki soğuklar ise irtica tehdidi olayı iyice bulanıklaştırabilir, o takdirde kızlara 3-4 aşamalı sınavlar uygulanarak hangisinin gerçek kalpaklı hangisinin takiyyeci olduğu anlaşılmaya çalışılır. Bunun detayını siz yorumculara bırakıyorum. Bir de akademisyenlere. Hocalar, iktisat blogu açmalı değil, bu muammayı çözmeli, haydi bakalım. Uyarılarımı dikkate alın, yoksa yarın çok geç olabilir. El ele tutuşalım bir milyonu bulalım derken gafletle işi ot edeceksiniz haberiniz yok. Tuncay baba asıl lafım sanadır, iş devlet dairesindeki memurlara sıçradığında ağlayarak kapıma gelme, televizyonuna kuruş vermem.
Bu arada şapka kalpak derken rahmetli çizgi roman kahramanı Mandrake ile sadık yaveri Abdullah’ı hatırladım, elinde macerası olan varsa takas edelim, bende Mister No (e ile “mister” okunur) var. Birileri çıkıp şunun yeni baskısını yapsa tam tekmil alırım ama nerde o girişimci ruh.
Fethi bey,
Sizin, ozellikle dini konularda, benden fersah fersah bilgili oldugunuzu kabul etmek durumundayim; ve bu gorusunuzu de o baglamda dikkatle okudum.
Benim buradan anladigim, ister ‘inanan’ olsun, isterse de infidel, sizin bahsettiginiz bu ayirdetme islemi (‘.. mensubu olduğunu çözebilmek’) icin, muhatabin mahremiyetini asan tetkikler gereklidir. Bu baglamda, eger yeterince emin olamamissaniz, daha derin tetkiklerde bulunmanin mahsurunun da olmadigini; ‘goz zinasi’ denen nitelemenin uyduruk bir ‘tarife disi engel’ oldugunu anliyorum.
‘Inanan’lar bir yana, nufusumuzun geneline bu denli yenilikci acililimlar getirdiginiz icin tesekkur etmem gerekiyor oldugunu soyleyebilirim sandim bir an icin; fakat…
Her ne kadar buradaki analitik bakisi takdir etmemek elde degilse de, ilahiyatimizin derununda, batini ile zahiriyi ayirdetmek geregi oldugunu dikkate alirsak (tipki, mesela, Israiliyat ile Islamiyeti ayirdetmekte oldugu uzere), ‘gözünü çağdaş uygarlığa dikmiş’ olmayan ‘bir Türk akademisyeninin’ de kapali kol ve bacaklarin gercekten kapali olup olmadigina, kapali gibi gorunmesine yol acan ortunun altinda gercekte neyin olduguna bakmasi gerektigini eklemegi unutmus gibisiniz..
Yukaridaki alinti paragrafta gordugum kapsayici ve kulyutmaz yontem denemesi ile buradaki eksiklik celisiyor bence.
Yaniliyor muyum?
Gercekten.
Müzmin Bey,
Takdir edersiniz ki burada sıradan bir tırnak kontrolünden bahsetmiyoruz. Konu çok mühim, çağdaşlıktan verilen bir ödünü, bir gericinin tespitini konuşuyoruz. Göz zinasının lafı dahi olmaz.
Geçenlerde oksimoron için bir örnek arayıp durmuştum, ne iyi ettiniz de hatırlattınız. Gözünü çağdaş uygarlığa dikmeyen bir Türkün akademisyen olabileceğini düşündüğünüz intibaı edindim. Bu mümkün değildir. Yok, “gözünü çağdaş uygarlığa dikmiş” ile “çağdaş uygarlık kazanımlarına dikmiş, bunları yok etmek isteyen” kastediyorsanız, bunları bugün çağdaş Türk üniversitelerinde değil ABD ve Avrupa üniversitelerinde daha bol bulabilirisiniz.
İcap eden yere bakılacaktır ama buna gerek olmadığını düşünüyorum. Bana göre çağdaşlık kıyafetten doğrudan anlaşılabilecek bir özelliktir, Türk çağdaşlığı mahza bir şekil şemal çağdaşlığı olduğundan ferasetli bir göz bunu hemen anlayacaktır.
Bu arada, benim yazdığım iki tuhaf cümleden böyle muammalar çıkardığınız için sizi tebrik ederim. Fikir jimnastiği yapmaktan beynim inceldi.
FST
Fethi bey,
E.. etme bulma dunyasi..
Siz, salvar ve cuppenin yeninden ve yeniden dirilisini gozardi ederek, konuya Cin’in ekonogakkuk etkilerinden tutun da, nerden gelip nereye gidecegini bir turlu kestirmedigim, ‘inanan’larin baslarini (ve diger muhtelif yerlerini) ne bulurlarsa ortmeleri geregini de karistirarak oylesine gozyasartici [okurken takipte zorlandigim icin gozlerim kadar beynim de bugulandi da] bir sekilde meseleyı butunlestirmissiniz ki, benim yeltendigim mukabil cilenın ecr-i mislinin kesri bile sayilması, bence, bana –haketmedigim– bir iltifattir.
Müzmin Bey,
Burada durum tespiti yapiyorum, örtmeleri “gerektiği” başka mesele. Hakikaten bu kızlar okullara tuhaf şapkalar, kapşonlar, başörtüsü üzeri pösteki benzeri şeyler örterek vs. girmek için çabalıyorlar. Çoğu bunları bıraktı, ya okulu terketti ya başını açtı ama hala aralarda olduğunu müşahade ediyorum. Bir yerlerde bu “gerek” konusundaki kanaatlerimi yazdığımı hatırlıyorum ama konuyla şu an ilgisi yok.
Bu arada ben geçen hafta sahaflarda Mister No aradım. Çocukluktan kalma bir alışkanlık. Bizim gibi 80 lerin başlarında doğanlar bu çizgi roman olayını ucundan yakaladı. Zagor, Tom Miks,Çelik Blek de okuyordum, ama Mister No’nun yeri ayrı. Diğerlerinden farklı olarak kızlara ilgi duyar, yalnız kartal değildir. Bu yönüyle ve müstakil uçağı ile ekmek parası kazanma mücadelesi onu daha insani yapıyor.
Bu arada kim ne giyiyor, kamusal alan malan polemiklerinden çok sıkıldım.
Deniz,
Mister No ile epey coğrafya ve Latin Amerika kültürü hakkında bilgi de edinebiliyoruz. Bir nevi ansiklopedi. Yeni versiyonları da iyi, geçenlerde epey kalın bir cildi 13 YTL’ye aldım, pahalı ama değdi doğrusu.
Kamusal bilmem ne sıksa da reel bir problem, birçok insanın ekmeğini, psikolojik durumunu etkiliyor, bitene kadar bahsedilecek, çare yok.
Fethi Bey,
Bir çizgi roman okuruyla karşılaşmak mutluluk verici
Mister No’nun maceraları güzel oluyor, bugünlerde bulaşmayayım. (Yorumlarda alt satıra atlamak zorunda kalıyorum kendilinden alt satıra geçmiyor) Mister No dediğim gibi diğer
kahramanlar gibi asexual değil, ama çizgi romanlar gayet Türk aile yapısına
uygundur.
Canına yandığım, çizgi romanlar da gerçekten pahalı
Kamusal alan gerçekten reel bir problem, onu küçümsemiyom ama bu kadar yazılıyor çiziliyor, zamanında yüründü de, dilekçe de toplandı,yollar aşınmadı. Bu yasaklardan ben de 2. dereceden etkilendim. Zaten bay olduğum için 1. dereceden etkilenemem. Belki zamanla aşılır bu tip şeyler, zaten iktidar partisi de çözme kararlığında (Mı?). Kolay değil, devlet katındakiler için üniversitelerde başörtüsü serbestisi bile ciddi bir “taviz” olarak görülüyor.
Tam İzlenimler’lik:
http://www.milliyet.com.tr/2007/10/06/son/sontur44.asp
simdi bu laikci gecinen zilli kizlara desenki: bak kizim cok gunahtir al basina gecir birsey saclarini ort, hemen ortaligi ayaga kaldirirlar. ama kalpak olunca mesele yok oylemi? yani ataturk icin ortunurum ama Allah icin ortunmem demek istiyorlar. yuf olsun.
aslinda cibil cibil geziceklerine hic olmazsa baslarini ortmus olurlar iyi bile olur. dinimizde oyle ortuceksin boyle ortuceksin denmiyor, kalpaklada olabilir.
Manyakadam, adam ol.
“simdi bu laikci gecinen zilli kizlara desenki”
Sen ne söylediğinin farkında mısın Allah’ın yobazı. Birisi çıkıp zilli türbanlılar dese çok mu hoşuna gider?
bana bak, deniz misin nesin, simdi beni iyi dinle:
eger turbanlilar dedigin basortulu bacilarimizda tipki laikci gecinen zilli kizlar gibi hal ve tavirlara girerse elbette oylede denebilir. ne varki bunda? sen once benim yazdigim cumleyi bir iyi oku bakalim. ben “butun basacik gezenler” demismiyim? dememisim. “butun laikler” bile dememisim. sadece kicini basini acipta mitinglerde felan soytari gibi gezen sonrada laikim ataturkcuyum basacikim diye iltimasli imtiyazli uygulama bekleyenlere demisim. haaa dersenki ilerde bazi basortulu kesim insaninin boyle yapmayacagi ne malum. o zaman bende derimki yaparlarsa sende onlari elestirirsin. hayret bisey..
Bak manyak insansı,
Tarif ettiğin kimseler eleştiriyi hakeder ama hakaret etmen gerekmez. İster başını açarlar ister başka yerlerini sana mı soracaklar. senin gibi numunleler yüzünden başörtüsü-türban sorunu da sittin sene çözülmez. beni Mümtazer Türköne psikolojisine sokma seni bulduğum yerde döverim. yaşını başını bilmiyorum, önemli de değil, sana saygı gibi bir duygu beslemiyorum. Senin laf ettiğim kimseler benim kardeşim, kız arakadaşım filan da olabilir. Ağzından çıkanı bil.
fethi beycim bu haddini bilmez saygisiz kemalistin mesajinin ilgili yerlerindeki siddet tehditlerini silmenizi rica edecegim. onun disindakiler kalabilir. ibretlik niyetine kalsin da millet gorsun bunlardaki seviyeyi. adama basiaciklari demedim, laikleri bile demedim, benim isim millete karisan kendine imtiyaz isteyenlerle diyorsun, ama ne fayda hala nato mermer nato kafa.
ister baslarini acarlarmismis ister baska yerlerini, bana neymismis. lafa bak! sanki ben baslarini acamazlar dedim. benim lafim baskalarinin basortusune karisanlara. onlarda ister baslarini orterler ister baska yerlerini, o zillilere ne oluyorda konusuyorlar be adam. hayret bisey.
herhalde senin kardesim kizarkadasin falan hakkaten zilli ki bu kadar ustune alindin. var bir bildigin senin cunku. hayret biseysin.
Arkadaşlar tansiyonu düşürseniz iyi olur, bence lüzumsuz sözler ediliyor. Manyakadam sizin ilk olarak söylediğiniz “laikci gecinen zilli kız” ifadeniz kışkırtıcı olmuş olabilir.
Büyütmeye gerek yok, şu an itibariyle yorumlara müdahale de gereksiz.
Erkek-egemen bakisa iyi bir ornek..
Erkek olur, kari-kiz pesinde kosar.. ona capkin derler, zampara derler; aciktan degilse bile icten-ice aferin derler..
Kadin/kiz olur, benzer bir durtu ile hareket edermis gibi algilandigi anda da zilli derler, surtuk derler; aciktan degilse bile icten-ice o****u derler..
Bir yandan basortusune karisanlari elestirirken, diger yandan cinsiyetlerin dogal durtusune bu denli hakaretamiz karismak nasil birseydir acaba?
Affedersiniz Fethi bey, özür dilemesi gereken şahıs ben olmasam da size ve diğer okurlara rahatsızlık verdiğimin farkındayım.
muzmin efendi sen onu gitte capkinlari yere goge koyamayan televolecilere anlat. benim captiklari ovdugum nerde gorulmus? birde yok icin icin soyle derler falan filan. sen kimin icten ice ne dedigini nereden bileceksin ki?
deniz denen sahis: elbette ozur dileyeceksin. varmi oyle vurarim kirarim havalarina girip ortaligi ayaga kaldirmak. hos bu yasimda bile tek yumrukta yere sererim seni evelallah ama gerek yok. umit edilirki akillanirsin, okudugunuda daha iyi anlarsin.
Manyakadam bey,
Ayni konuyu ben de konustum sizinle zamaninda, biliyorsunuz. Aklinizdan geceni bilmek elbette mumkun degil, ama gordugumuz kadariyla kadinlar hakkinda (iltifat etmeye kalktiginizda bile ‘aferin gezdiren koca bulmussun’ dediginize gore) Muzmin beyin dusundugune uygun sekilde konusuyorsunuz. Ettiginiz laflari duzeltirken de kizlarin basinin yaninda ‘kici’ da acik demeden gecememissiniz mesela o da baska bir manasiz hal. Deyyus filan dediginiz lafin bana ulastigi zaman da soyledim, boyle dusunuyorsaniz boyle dusunun buna diaridan yapacak birsey yok, ama boyle dusundugunuzun her turlu alametini gosterirken ‘bakin boyle diyorsunuz’ diyenlere devamli yanlis anliyorsunuz demek durumunda kalmaniz belki sizin degil bunu soyleyenlerin dogru soyluyor olabilecegini de soylemeli size.
Begenmiyorsaniz bu hali duzeltin, televole melevole ile alakasi yok sizin halinizin, onlar sizi ne halki cikartir ne haksiz. Yok begeniyorsaniz, aman oyle degildi boyleydi yapmanin bir alemi yok. Ettiginiz lafin arkasinda durursunuz olur biter. Yahut hic laf etmezsiniz utaniyorsaniz bu tarzdan veya alinacak cevaptan hosnut olmayacaksaniz. Burada problem cikartan sizi uyaranlar yahut dediginizi yazildigi sekliyle alanlar degil ki? Insanlarin gozune sokuyorsunuz bu laflari, kimi zaman da ses eden cikiyor.
Daha degisik zaviyeden benzer birsey siddet tehtidi icin de gecerli. Ben gordum birkac defa cocugunu gonderip dovdurme dahil siddet tehtidi savurdugunuzu, simdi ne demek oluyor Deniz beyin ustune gitmek? Manyak kismini anladim, ama adam kisminin da bir alametini gosterseniz istediginiz zaman gayet guzel yazdiginiz yazilardan hepimiz istifade edecegiz belki?
Burada kiyamet kadar yanlis laf edip ozur diliyoruz hepimiz, yahut ‘hakikaten oyleymis dusundugum n’apalim’ diyoruz bazen (Muzmin beyle ben bir de yanlis hesap yaptik bir defa, iki uc ikisiye de ucer beser yorum yazdirdik farkedinceye kadar!). Bunlarda bir ayip yok, ama devamli ‘yok yanlis anladin’la olmuyor bu is, ses ediyor insanlar haliyle. Ben cocuk zannediyordum sizi, kocaman oldugunuzu soyluyorsunuz, eh o zaman belki cocuk zannettirmeyecek sekilde bu yeni ortamda davranmanin yolunu bulmak da herkese faydali olabilir.
Deniz bey,
senin gibi numunleler yüzünden başörtüsü-türban sorunu da sittin sene çözülmez.
Valla benzer bir ifadeye kadinlarin bir kismi bu yuzden gidip bayrak salliyor demistim ben de:
http://www.robdoshambr.com/2007/08/15/pacali-donun-donusu/#comment-392
Yalniz, sonra vapurlarda bizim Suat bey ve hanimuyla karsilasip ustune gidiyor bazi kadinlar da, bilip/bulup da aklinizdaki numunelerin pesine dusmuyorlar. Su isi basimiza saranlar buyuk kotuluk etti, cunku aklinizdaki turden adamlarin mulayimlesmesini de sehirlerde kendi ailelerindeki belki daha kucuk okumus kadinlar saglayacakti.
Ilahi Bulent bey.. Zeka yasi ile karbon yasini ayirdedemeyisinizi cidden yadirgadim simdi..
Ihale mezunu karacahillerin, ‘bu adam Rumdur’ deseniz kilmayacaklari namazin her yerinde Rumca sahip/mumeyyiz anlamina gelen ‘efendi’yi agizlarindan dusurmeyislerini acikliligini hatirlatacak kadar asina oldugum, zeka yasinin da ayakkabilarimla dahi boy olcusebileceginden kuskulu duydugum birilerinin guya birseyler dermiscesine yazdiklarina bakip uzuluyorum.
Kimi muhatap alacagima ben karar veririm.
Televolecilerin kimleri nereye koyup koymadigi konusunda aceleci olMAmak gerekiyor.
Asya Finans vakasina kadar, faiz veriyorlar diye birakin reklamini almagi, banka ismini bile anmadiklarini da hatirliyorum…
Huzur ve Islam veren ol mubarek TGRT’nin hali ortadaydi ve onu bir istisna saniyorduk; degilmis.
Asya Finans vak’asi ile hizlanan neo-Darwinist evrimin suratle GonulGozu/KalpGozu’nden HazirEtinOrekesine uzanMAyacagini umit edecek kadar safdillik beni asar. Onun icin som-mumin olmak gerekir…
Guya basortusunun savunmasi yapiliyor..
Buna kanacak kac kadin cikar? Bilemem; ama, benim gordugum kadariyla, burada yapilan sey olsa olsa cambaza bak teknigiyle sahnelen bir kandirmaca olabilir: Kadinlarin –kendi ozgur iradeleriyle– ne giyeceklerine karismayacaksak, hicbirine karismayacagiz.
Zeka yasi ayakkabilarimla yarisip kaybedenler icin daha acik yazayim: Buna basini ortMEyenler de dahildir.
Basini ortmeyenler baska yerlerini de ortMEmek yolunda bir irade sergiledikleri takdirde, eger buna bakmaga sizin kisisel inanciniz imkan tanimiyorsa, gunah filan oldugunu dusunuyorsaniz, bakmayacaksiniz.
Bu kadar basittir.
Goz zinasi bakan gozde ve onun bulundugu govdede atan kalptedir. Beyin varsa o da suc ortagidir tabii ki.
Fakat, bu sonuncusu, zeka yasi ayakkabilarimla yarisip kaybedenler icin gecerli degildir –haliyle. Onlar ne derse yeridir.
o nasil soz oyle bulent beyefendi? ben soylediklerimin hepsinin arkasindayim. aha da burada, tekrar yayinliyorum:
“simdi bu laikci gecinen zilli kizlara desenki: bak kizim cok gunahtir al basina gecir birsey saclarini ort, hemen ortaligi ayaga kaldirirlar. ama kalpak olunca mesele yok oylemi? yani ataturk icin ortunurum ama Allah icin ortunmem demek istiyorlar. yuf olsun.
aslinda cibil cibil geziceklerine hic olmazsa baslarini ortmus olurlar iyi bile olur. dinimizde oyle ortuceksin boyle ortuceksin denmiyor, kalpaklada olabilir.”
bunlarin hangisi yanliski?
Manyakadam “laikçi geçinen zilli kızlar” demiş, Deniz Bey de ona “adam ol Allah’ın yobazı, döverim seni” demiş.
Zilli kızlar ne demek ola ki? Annemin küçük kız çocuklarını “kız zilli!” diye sevdiğini hatırlıyorum. Bana elinde zillerle oynayan dansözleri hatırlatıyor. Bilmiyorum o mu demek. Ama çok olumsuz bir anlamı yok gibime geldi. Zaten Manyakadam çok olumsuz birşey söylemek isteseydi zilli’den başka kelime de bulurdu sanıyorum.
Eğer problem “laikçi geçinen” kısmıysa, bence de laikçi geçiniyorlar. Laikliği başını açma ve içki içme özgürlüğü zannediyor, bu özgürlüğü garantiye almanın yolunun da “türbana hayır”dan geçtiğini zannediyorlar. Miting alanlarında toplanıp Başbakan’ı, AB’yi, ABD’yi, vs. yuhlayan, toplu travma geçiren faşizan laikçi bu güruhun bakıyorsunuz bloglardaki versiyonları mitinglerle övünürken, ağızlarından salyalar akıtarak çarşaflıların üzerine benzin döküp yakmaktan falan bahsediyorlar.
Zilli de laf mı?
Manyakadam bey soyleyeyim:
simdi bu laikci gecinen zilli kizlara desenki:
Bir kere ‘laikci gecinen’ ile ‘orumcek kafali gecinen’ lafi ayni takimda oynuyor. Kimse ‘ben laikciyim’ demiyor, nasil ki kimse ‘orumcek kafaliyim’ demiyorsa. Zilli kismi kin ve kotu niyetle tamamen alakasiz ve muhatap kadin oldugu icin kullanilan bir tanimlama. Zilli olmayi nereden anliyoruz? Zaten soylemissiniz:
bak kizim cok gunahtir al basina gecir birsey saclarini ort, hemen ortaligi ayaga kaldirirlar.
Ha ‘zilli’nin saci gozukuyor, oradan anliyoruz. Faul orada da bitmiyor, neyin gunah oldugunu gayet iyi bilen bir otorite olarak boyle kizlara gidip ‘kafana birsey gecir’ deme fantazilari var besbelli. Kime? Saci gozuken ‘zilli’ye. Niye? Bunu da biliyoruz, ‘ben rahatsiz oluyorum’ ‘tahrik oldum’ filan diye degil, Allah’in o dakika tayin ettigi elcisi olarak ‘cok gunahtir’ diye. Cami avlusunda enseyi kac parmakla mesh ediyor diye bakip tanimadigi insanlara “ben Allah ne ister biliyorum uc parmak olacaaak” diye bulasan turden insanlarin kadina bulasan cinsi gibi yani. Yahut nette kim kac rekat neyi kiliyor diye cetele tutan, resimde gozuken icecege yahut kadin teninin santimetrekaresine bakip ‘aman gunah’ diyen tur de diyebiliriz belki. Kimdi o sahiden?
ama kalpak olunca mesele yok oylemi? yani ataturk icin ortunurum ama Allah icin ortunmem demek istiyorlar. yuf olsun.
Fethi beyin mizah yaptigi asikar, bunu goruyorsunuz tabii, ama duramamissiniz orada tasvir edileni bir de carpitmissiniz. “Ataturk icin ortunurum” ne demek yahu? Boyle diyen insan mi var? Yok tabii. Kaldi ki Allah icin mi ortunuyor insanlar? Bir seyin Allah’in emri olduguna inanmak baskadir (tabii siz bilirsiniz bunu inanmaktan ziyade belki), Allah’in buna ihtiyaci varmis gibi Allah icin yaptigini dusunmek baskadir. Allah icin mucadele etmek ile mucadeleyi Allah’in emri olduguna inandigi sey icin yapmak arasindaki fark gibi bu. Kisi kendi kurtulusu, huzuru, toplum duzeni, Allah rizasi neyse onun icin emrolduguna inandigi seyi yapmiyor mu?
Burada da bitmiyor, ‘zilli’yi boylece Ataturk-Allah ekseninde Allah icin ortunmeyi reddedip Aataturk icin ortunen birsey olarak tasvir ettikten sonra, kendi hayalinizdekine ‘yuf’ cekiyorsunuz. Hakiki “zilli”ler boyle durumda ‘ac bir tarafini da ona yuf cek’ gibi seyler derler, bilirsiniz.
Gozuken bu, mudahale eden Deniz bey biraz kantarin topuzunu kacirmis belki ama sizin bence yasinizdan utanmaniz lazim hala bunun arkasinda duruyorum diyorsaniz. Ben bilemem size ne oldu, kimlerden fenalik gordunuz, bir magduriyet var midir, bu hirs nereden gelir diye. Vakit filan gibi gazetelerin 80-100bin satisi oldugu soyleniyor, o tiynetteki insanlarin o uslupta yazdiklarini ‘ne iyi yazmis’ diye tuketen biriyle konusuyor gibi hissediyorum kendimi. Cumhuriyet’in inancli okuyuculariyla (tercihan ‘zilli’) bir karistir-baristir yapsa biri bunlari diye dusunmusumdur o kitle icin hep, dogru bildiysem artik hayir midir beddua midir neyse oyle kabul edebilirsiniz.
Fizikci bey,
Miting alanlarında toplanıp Başbakan’ı, AB’yi, ABD’yi, vs. yuhlayan, toplu travma geçiren faşizan laikçi bu güruhun bakıyorsunuz bloglardaki versiyonları mitinglerle övünürken, ağızlarından salyalar akıtarak çarşaflıların üzerine benzin döküp yakmaktan falan bahsediyorlar.
Sizi benim ust komsum (mitinge giden) kizlarla tanistirayim bir vesile olursa. Suat beyin vapurda tanistiklarindan herhalde daha fazla o insanlardan da var. Yuzlerine soylersiniz sac gorunce korkup kacan veya Allah ne ister anlatmaya baslayan turden degilseniz. Valla bu anlatilanlardan sonra karar verdim, bir daha olursa ben de gidip bakacagim, o zaman haber veririm (beni isirmazlarsa) neymis nasilmis bu agzi salyali fasist insanlar diye.
Toplu cinnet olmaya baslamis bu iste. Ne acayip tasvirler bunlar? Agizdan salya, bezin dokme bilmemne? Hamile kadinlara sungu de var mi? En uctakilerin haricinde kalan kitleler de birbirleri hakkinda buna inaniyorlarsa zaten neyi toparlayacagiz ki? Birisi su ortalikta dolasan lakirdilari dunya savaslarinda taraflarin birbiri hakkinda yaptigi propaganda ile karsilastirsa diyorum.
Bu arada basbakan yuhalamak da fasizanlik alameti olduysa, cok isimiz olacak bu memlekette. Neydi? Hayret bisey!
Fizikci bey/hanim,
Bilgilendirmege gayret edeyim:
Bu bir uzakdogu gelenegidir. Araplar arasinda da gorulur.
Erkek arayan kadinlar, pazar yerinde, ayak bileklerine kucucuk bir zil takarlar. Yururken cingirdar. [Bu gelenek, farkli sebeplerle de olsa, Anadolu'da evlerin bacalarinin uzerindeki testilere de benzetilebilir. Fakat, cok farklidir. Burada ('zilli'de) istenen iliski one-night-stand cinsindendir].
Dolayisi ile, ‘zilli’ dedigimiz zaman, ‘erkek delisi’ turunden birseyler demege getirmis oluruz.
Yukarilarda bir yerlerde ayakkabilarimla yarisa girip kaybeden zeka ile ilgili ettigim onca sozden sonra bu konuda daha fazla birsey soylersem alenen abesle istigal etmis olurum.
Gecim dunyasi..
Dindarlar da oyle gecinmiyorlar mi zaten..
Bir kisminda bu var tabii ki. Ama, hocaefendiler/seyhler/pirler filan gibi, kerameti kendinden menkul atmosfer isgalcilerinin iki dudagi arasinda kalmak istemeyenler de var sanki..
Ve, anladigim kadariyla, en ziyadesiyle hakarete mustehak olanlar da bunlar oluyor.
Ihbar ediyorum: Hz Isa’yi oldurten Yahudiler idi.
Simdi –hazir sirasi gelmisken– intikam almak ister miydiniz?..
Kesmediyse, o***pu filan gibi daha yaygin bilinen sifatlar kadar, kendinize yakistigini dusuneceginiz baska yaratici seyler de deneyebilirsiniz tabii ki..
Bülent Bey,
Çarşaflıların üzerine benzin döküp yakmaktan bahsedenler mitingdekiler değil, ama bu mitingleri bir güç gösterisi olarak sahiplenen insanlar. Web sitelerinde, forumlarında falan yazıyorlar böyle şeyler.
Sizin üst kattakilerin yüzlerine ne söylememi istiyorsunuz? Onlara ağzı salyalı dememi mi bekliyorsunuz anlamadım. Onu benzin dökmekten bahsedenler için kullanmıştım ben ama.. Siz biraz karıştırmışsınız sanki.
Ağzı salyalı’dan ne anladınız, neden bu kadar paniklediniz bilmiyorum ama, o sitelerden birine girseniz neden bahsettiğimi anlarsınız. Küfürün tehditin bini bir para. Hatta bir ara bir ADD sitesi vardı, görmüşsünüzdür mutlaka, sonra hacklediler falan. O da öyle birşeydi unuttum şimdi adresini.
Başbakan, AB, ABD yuhalamanın bir anlamı olması lazım Bülent Bey. Yoksa faşizanlık olur. Neymiş başbakan apo’ya sayın demiş. Yuuuh. Üst kimlik demişmiş, Türklükten başka kimlik mi olurmuş? Yuuuh. Hrant Dink konusunda bu ulusalcıların nasıl faşizan tepkiler verdiği hepimizce malum.
Kendi paronayaları nedeniyle toplumun belli bir kesimine baskı uygulayan bu insanlar faşizan değildir de nedir? Karşı tarafta onların başı açıklığına bir şey diyen ben duymadım. Onlar neden ötekinin başı kapalılığından bu kadar rahatsız oluyorlar?
Son olarak Deniz Bey’in “adam ol Allah’ın yobazı döverim seni” şeklindeki üslubu ile manyakadam’ın “zilli” üslübunu bir sakin kafayla karşılaştırır mısınız?
Fizikçi dost,
El insaf, yılların ulusalcı uzmanı blogcusuyum böyle bir şey duymadım.
Ağzı salyalıdan ne anlaşılabilir, kudurmuş köpek gibi birşeyden başka. Bu lafları duysam ben de paniklerdim.
Peki siz o kapanan sitede “dindarların” yorumlarda nasıl küfürler ettiklerini gördünüz mü?
Zaten bir amacı var. Başbakanın, ABD’nin vs. politikalarını beğenmiyorlar, ülkeyi sattığını düşünüyorlar. Kendilerince bunun için geçerli sebepleri de var. Kaldı ki hiç anlamı olmasa da yuhalamak eylemi ile faşizanlık arasında bir alaka kurmak mümkün değil.
Manyakadamı okumuyorsunuz anlaşılan.
İşi başlatan ve haksız olan Manyakadam derim.
Bence tahammülü biraz daha öğrenmek lazım.
Fizikci bey,
Son olarak Deniz Bey’in “adam ol Allah’ın yobazı döverim seni” şeklindeki üslubu ile manyakadam’ın “zilli” üslübunu bir sakin kafayla karşılaştırır mısınız?
“Sakin kafayla” yukari bakin, tirnak icine aldiginiz ifade yok. “Adam ol” var baska yerde de “Allah’in yobazi” var, dayak lafi ve kantarin topuzunun kacmasi sonra geliyor. Manyakadam’in buralarda girdigi hal goz onune alinirsa, o lafta pek fena birsey yok. Ha ben demem belki, o ayri.
Sizin üst kattakilerin yüzlerine ne söylememi istiyorsunuz? Onlara ağzı salyalı dememi mi bekliyorsunuz anlamadım.
Evet. Oyle anladim ben. Kastim ‘bunlari yuzune soyleyecek yureginiz yoktur’ degil aslinda, ayni memleketin ayni milletin (herhalde +/- 10 seneyle benzer yaslarda) okumus etmis benzer insanlari olarak demezsiniz diye dusunuyorum.
Onu benzin dökmekten bahsedenler için kullanmıştım ben ama.. Siz biraz karıştırmışsınız sanki.
Hayir. Bir paragraf yazmissiniz, orada bir suru sifat ust uste yigilmis. Evet dediginiz gibi okumak kabil, ama dediginiz gibi okumamak da kabil ve cok daha akla yakin. Anlasilmaz ve dusuk cumleli yazmakta kimseden geri kalmayan biri olarak bunu soylemem ne derece dogru bilemem.
Ağzı salyalı’dan ne anladınız, neden bu kadar paniklediniz bilmiyorum ama, o sitelerden birine girseniz neden bahsettiğimi anlarsınız.
O sitelerden birinin sahte oldugunu da biliyorsunuz herhalde. Nicin paniklemeyeyim, suratle bir kutuplasma var memlekette. Bu hayra alamet mi? Yahu CHP’ye oy cikan yerlerde icki cok iciliyordur filan gibi yazilar bile okuyorum (secim degil “Musluman sayimi” yapiyoruz diye bir propaganda vardi zamaninda onun delilli olani zahir). Bunlar akilli, tahsilli, izan/ahlak sahibi kabul ettigimiz dini hassasiyeti olsa da ‘orta’ taraftan (ben ulusalci yerlerde dolasmiyorum, ekrana ‘vatan haini’ yazayim kendim icin dolasmis kadar olurum). Uclar zaten acayip, dediginiz gibi. Yobazlik sadece anladigimiz manada dindarligin dibinin cikmasiyla olan birsey degil, malum.
Başbakan, AB, ABD yuhalamanın bir anlamı olması lazım Bülent Bey. Yoksa faşizanlık olur.
Hangi siyaset kitabi bunu yaziyorsa yanlis yazmis. Nereden cikiyor bunlar?
Neymiş başbakan apo’ya sayın demiş. Yuuuh. Üst kimlik demişmiş, Türklükten başka kimlik mi olurmuş? Yuuuh.
Bunu hayalinde bir karikatur yaratip, sorulu cevapli konusturup ‘yuf’ diye biten bir lafin yazanin aldigi tepkilere cevap olarak yaziyorsunuz.
Hrant Dink konusunda bu ulusalcıların nasıl faşizan tepkiler verdiği hepimizce malum.
Ve bu simdi basbakana yuh demenin niye fasizan oldugunun aciklamasi mi oldu? Ulusalci Sol denene zaten kelime kapilmasaydi Nasyonel Sosyalist denebilecegi asagi yukari belli. Dink isinde dahli olanlar onlar mi ortada degil, kendini daha sagimsi tanimlayan bir olusum da olabilir.
Kendi paronayaları nedeniyle toplumun belli bir kesimine baskı uygulayan bu insanlar faşizan değildir de nedir?
Buna birsey demem, dogru diyorsunuz.
Bakin Fethi bey de birseylar yazmis, simdi gordum, ne haldeyiz ne bicim bir kutuplasmada taraf konumuna kayiyoruz goruyor musunuz? Buna ‘paniklemek’ yanlis gelmiyor bana.
Sayın FST,
Şu sayfaya bi göz gezdirebilirsiniz:
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=bugun+laiklik+icin+ne+yaptin+checklisti
Peki siz o kapanan sitede “dindarların” yorumlarda nasıl küfürler ettiklerini gördünüz mü? demişsiiz. Zalimin küfretmesi ile mazlumun küfretmesi aynı şeyler midir Fethi Bey? Başörtüsüyle okula sokulmayan kız doyasıya küfretse hakkıdır belki ama, başörtü yasakçısı zihniyetin küfrü ağız-salya ilişkisini hatırlatıyor bana.
Liberallik de bir yere kadar Fethi Bey, bunları aynı kefeye koymanız biraz yanlış olmuyor mu?
Evet işi başlatan Manyakadam, ama Deniz Bey’in üslübuna bakmadan Manyakadam’a bu kadar yüklenilmesi hoşuma gitmedi o yüzden sesimi yükselttim. Yani o tarafta da bunun on misli var anlamında.
Fizikçi kardeşim,
Ben seni anlıyorum ama “liberallik de bir yere kadar” düşüncen hatalı. Bu işin sınırı olmaz. Kaldı ki, ben bu yazdıklarımı liberallik adına söylemiyorum, doğru olduğuna inandığımı söylemek zorundayım. Ulusalcıların bazılarının insanın tepesini attrıdığı doğru ve ben zaten bu işler için buradayım ama dindar, muhafazakar herneyse insanların da karşıdan beklediği empatiyi o tarafa esirgememesi gerekir.
Manyakadam konusunda haklısın diyemem, işi biraz abarttı, kıdemli yorumcu olmasa (tabii manyak da olmasa) başka muamele ederim ama şu da var, sert de olsa söylediklerinde bir problem yok. İsteyen eleştirir o kadar.
FST
Bak Manyak,
“..saygisiz kemalistin mesajinin ilgili yerlerindeki siddet tehditlerini silmenizi rica edecegim..”
Saygisiz olup olmadığım adamına göre değişir. Kemalist değilim, ama senin gibi saygısız Müslümandansa bir Kemalistle hatta ateistle muhatab olmayı tercih ederdim. Şimdi bu numuneleri gör gel de Müslüman ol.
“Herhalde senin kardesim kizarkadasin falan hakkaten zilli ki bu kadar ustune alindin. var bir bildigin senin cunku. hayret biseysin.”
Bu noktada sana diyecek bişey bulamıyorum, daha doğrusu diyeceklerimi yazamıyorum.
Fizikçi bunu da savun!
Allahım günahım neydi de bana böyle bir hasım nasib ettim.
Bak Manyak,
“..saygisiz kemalistin mesajinin ilgili yerlerindeki siddet tehditlerini silmenizi rica edecegim..”
Saygisiz olup olmadığım adamına göre değişir. Kemalist değilim, ama senin gibi saygısız Müslümandansa bir Kemalistle hatta ateistle muhatab olmayı tercih ederdim. Şimdi bu numuneleri gör gel de Müslüman ol.
“Herhalde senin kardesim kizarkadasin falan hakkaten zilli ki bu kadar ustune alindin. var bir bildigin senin cunku. hayret biseysin.”
Bu noktada sana diyecek bişey bulamıyorum, daha doğrusu diyeceklerimi yazamıyorum.
Fizikçi bunu da savun!
Allahım günahım neydi de bana böyle bir hasım nasib ettin.
Deniz, onun elbet savunulacak tarafı yok. Ama sen de koca adamı dövmekle tehdit ediyorsun. Olcak şey mi yani. Seninki şu habere benziyor:
http://www.milliyet.com.tr/2007/10/06/son/sontur44.asp
Tesadüf bu ya, bu yazının altında henüz bu polemik başlamadan önce Ayşe Hanım vermiş bu linki. Merak ettim Deniz Bey, Manyakadam’ı dövmekle tehdit etmek, bu haberi okuduktan sonra mı aklınıza geldi, yoksa özgün fikriniz miydi?
Hayret bişey!
Kimse kusura bakmasın ama,
Ne başörtülülere “sıkmabaş, karafatma” denmesi etik,
ne de laik yada başı açıklara” zilli vs..” ..
Herkesin kendine has bir ahlak anlayışı mutlaka vardır ve bu kimseyi bağlamaz!
Çok açık giyinen, laik bir kadın; başını örten bir kadından daha ahlaklı ,erdemli olabilecekken;
her tesettürlü kadın da ahlaklı olmayabilecektir..
Ahlak ortadadır, kimsenin mülkü değildir, isteyen gelir alır, hayatına adapte eder!
selamlar, hayırlı kandiller..
Fizikçi,
“beni Mümtazer Türköne psikolojisine sokma seni bulduğum yerde döverim”
Ben böyle demişim.
“Eşimle konuşurken epey öfkelendim. ’Bu adama bir yerde rastlarsam döverim herhalde’”
Tamamen akademik bir referans hani.
Bu da Mümtaz’er Türköne ye ait.
Özgün değil, Türköne’den aldığımı ima ettim zaten.
Bu bir tehdit değil, fiiliyata dökmem. Öyle birisine zaman, enerji harcayamam. Zaten burada dayak yemekten beter oldu,içindeki vandallık ortaya çıktı.
Adama ne desem beni tehdit ediyor , Tehdit değil bu öyle gelişine söylenen bir söz. Sizce Türköne tutup Bayülgeni dövecek mi,döver mi? İnsan öfkeli olduğu anlarda ben bunu döverim duygusuna kapılabiliyor, çünkü tartışma zeminden çıkıyor, sözlerin etkisi kalmıyor. Ne desem etkisiz. Fizikçi , kelimelerin anlamıyla ilgileniyorsunuz diye söylüyorum.
Diyecek bişey kalmadı.
Fizikçi,
Bu arada o link değil, bu link
http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=135264&Categoryid=1
Manyak,
“Herhalde senin kardesim kizarkadasin falan hakkaten zilli ki bu kadar ustune alindin. var bir bildigin senin cunku. hayret biseysin”
Kişisel bilgi vermek zorunda değilim ama, kız kardeşim yok, kız arkadaşım da dindardır. Önceki kız arkadaşım da başörtülüydü. Boşuna mı 2. dereceden etkileniyoz biz diyoz. Kız arkadaşım senin hakaret ettiğin tiplerden birisi de olabilirdi, kardeşim de olabilirdi. Sen beni bilmiyorsun, çevremi de bilemezsin. Ben o laikçilere söylenmiş lafı üzerime alınıyorum. Ama buna karşılık sana ne desem tehdit etti beni diyeceksin. Mesela düello teklifi nedenidir söylediklerin, ama öyle bir davetiye yollamayacağım sana. Sonra mağdura oynarsın, tehditler alıyorum diye. Düşman olarak bile kıymetin yok.
İzlenimler’e ,
Burada yorum yazmayacağım bir süre,çok zorunda kalmadıkça ve soru sorulmadıkça, oyunun kuralları bozuldu.
Deniz bey,
Yemiyoruz, cunku alinti yaptiginiz sozleri soyleyen ve profesorlerinin dedikleri yuzunden baslarina is getirmesiyle maruf bir universitede calismaya devam eden o kiymetli hoca soyle de demis:
Sonra da “Şimdi değil de soğuduktan sonra hakkından geleyim” dedim.
Yani sogutuyor da olabilirsiniz.
Deniz,
Neden bu kadar aldırdığınızı anlamadım, sonuçta herkes muhatabına yer yer sert de olsa cevabını vermiş görünüyor, üstelik haklı olduğunuzu da söylüyoruz.
Tabii takdir sizin, ben iyi bir yorumcu kaybetmek istemem.
FST
Eğer yazmaya devam edersem RTÜK başkanı buraya da bir yorum bırakabilir.
Şaka yapacak durumum yoktu ama oldu bir kere. Herif bir sonraki yorumunda bel altı başka laflar da atabilir. Onu “Tanrısına” havale ediyorum.
Bazı vatandaşlar liberalizmin imkanlarını görünce kuduruyor, bir süre regülasyonun fazla olduğu sitelerde takılmayı planlıyorum.
son kez soyluyorum: ben basaciklar zillidir demedim. dedigimi gostersinler serefsizim ozur diler giderim birdahada yorum yazmam buraya. laikci deidgim bazi kadinlari zilli buluyorum dedim o kadar. ne varmiski bunda? hem zilli demek muzmin isimli sahsin dedigi gibi kullanilmiyor halk arasinda. kuru iftira. ben kuyruklarina basilmis gibi abdullah gul aleyhine ziril ziril bagiran hele kamera gorunce hepten cigirtmaya baslayanlari diyorum zilli diye. namusu bu isin icine karistiranlar okuz altinda deve ariyorlar. yuf olsun oylelerine.
birde demiski ben bunu ayakkabilarimla yendim. yalan. zihin okurmus gibi iki uc ukela laf etti. bir cumleyle cevabini verdim sen nereden bileceksin insanin aklindan geceni diye. o cumleye cevap veremedi tabi. ama simdi terbiyesizlik yapiyor. sen kimsinki ayakkabin yuksekte olsun be adam? terbiyeni takin kafami bozma benim.
deniz kardes, seninde ikidebir akraba faslini acmama gerek yokki. sadece meseleye oradan alakasiz bir sekilde girdin. boyle yaparsan hakkinda oyle dusunurler dogru yada yanlis. bende sorarim mesela bir yaranmi varki o konuda diye. cunku alakasizdi soyledigin kusura bakma. o benim kizkardesimde olabili diye lafa beslik simit gibi dalmak olurmu hic? sahsi oynamaya gerek yok konuyu konusalim.
fethi bey demis, elestirir isteyen diye. bende elestiriyorum. begenmezsiniz ayri mesele. birsey diyemem caniniz sagolsun. ama demediklerimi de demis gosterenleri gorunce cok bozuluyorum haberiniz olsun. birinizin ikinizin kalbini kirabilirim sonra. ayip oluyor yahu. bir tek fizikci anladi bu defa beni.
Manyak Neanderthal,
“laikci deidgim bazi kadinlari zilli buluyorum dedim o kadar. ne varmiski bunda? hem zilli demek muzmin isimli sahsin dedigi gibi kullanilmiyor halk arasinda. kuru iftira.”
Kuru iftira ha, insanların zekalarına hakaret mi ediyosun sen? Okuyan anladı anlayacağını. Halk arasında demek öyle kullanıylmıyo ha? Sen gel bizim mahallede biz kıza zilli de, seni Allahının yanına yolluyorlar mı yollamıyorlar mı gör.İnsanların konuştukları dili anlamıyor olman senin evrimsel gelişimine göre normal.
” namusu bu isin icine karistiranlar okuz altinda deve ariyorlar. yuf olsun oylelerine.”
Deve öküzün altında değil. Ancak deveye haksızlık etmeyelim çölde evrimsel uyumunu başarıyla gerçekleştirmiş bir yaratık en azından. Namus kavramından haberdar olsaydın zaten bu lafları etmiyor olacaktın.
“deniz kardes, seninde ikidebir akraba faslini acmama gerek yokki. sadece meseleye oradan alakasiz bir sekilde girdin. ”
1. Bana kardeş deme ulan.
2. Akraba faslını açtın zaten. Adam gibi bir adam daha ilk mesajında yazar yanlış anlaşıldım diye, ama sen öyle yapmadın. Belki jeton 3 gün sonra düştü.
“o benim kizkardesimde olabili diye lafa beslik simit gibi dalmak olurmu hic? sahsi oynamaya gerek yok konuyu konusalim.”
Şahsi oynayan sensin be psikopat.
“ama demediklerimi de demis gosterenleri gorunce cok bozuluyorum haberiniz olsun.”
Dedin işte yukarıda yazıyor, okuduğunu mu anlamıyorsun? Normal zekaya sahip birisi önce düşünür sonra yazar, sen önce yazıyon sonra kıvırıyon. Madem zilli normal bir kullanım, sen onu kendi hareminde kullan da eşitlik olsun.
Yani sen diyosundu o dediğin laf ay “ne şirin şeysin kız zilli anlamında ” bir laf. Dalga mı geçiyorsun ulan sosyopat.
“serefsizim ozur diler giderim birdahada yorum yazmam buraya”
Özür dile ama buradakilerden değil, zilli dediğin kesimden özür dileyeceksin ve yazacaksın buraya kalıcı olsun.
İkimizden biri gidecek zaten!
“İkimizden biri gidecek zaten!”
Sen şimdi bunu da anlamazsın. İkimizden birisi bir daha burada yazmayacak demek istedim.
Deniz bey,
Bence luzumsuz yere enerji tuketiyorsunuz.
Hem, sonra siz nereden bileceksiniz; belki de muhatabinizin ‘halk’ dedigi cevresinde, evinde filan, en yakinlarina bile ‘zilli’ diyorlardir.
Belki sadece kendileri de demiyordur, baskalari da diyordur –bu yuzden alismis, normal sanmis, kaniksamis da olabilir…
Boyle bir cevre hic yok mu bu ulkede?
Tabii ki vardir –ben rastlamadim, ama muhakkak vardir.
Dolayisi ile, konuya daha farkli –anlayisla– yaklasmanizi onermek istiyorum:
Yanlis anlayip uzerinize alinmis gibi davranacaginiza, muhatabinizin sosyal cevresini temsil eden davranislarini, sozlerini bir antropolog gibi izlemelisiniz bence –ben oyle yapiyorum–; daha da desmek, daha fazla anlatmasini saglamak gerekiyor.
O tur cevreleri, ve orqalarda yetisenleri tanimamiz, anlamamiz icin bence bu en iyi yontem.
Umarim dikkate alirsiniz.
Müzmin Anonim Bey,
Bence siz muhatabınızın davranışlarını, sözlerini bir antropolog gibi izlemiyor, zeka seviyesini pabuçlarınızla karşılaştırıyorsunuz. Benim gibi üçüncü şahısları da tartışmaya girmeye zorluyorsunuz. Bu küçümseyen üslübunuzla bana “göbeğini kaşıyan adam”, “bidon kafa” yazarlarını hatırlatıyorsunuz.
Müzmin Bey;
“Hem, sonra siz nereden bileceksiniz; belki de muhatabinizin ‘halk’ dedigi cevresinde, evinde filan, en yakinlarina bile ‘zilli’ diyorlardir.
Belki sadece kendileri de demiyordur, baskalari da diyordur –bu yuzden alismis, normal sanmis, kaniksamis da olabilir…”
Böyle bir ihtimal da var.
Fizikçi Bey’e de teşekkür ederim bana saymak için malzeme sağladı.
Bidon kafa ve göbeğini kaşıyan adam hiç bu kadar yerine uygun kullanılmamıştır belki
Ayakkabı numaranız 40-45 arası ise fazla bile gelmiş
Biri pabuçlarıyla zeka seviyesi karşılaştırır, öbürü muhatabına Neanderthal der. Bravo, böyle devam edin! Çok sevimlisiniz.
Deniz bey, ben de yapamiyorum orada deneni pek ama Kalemzede beyden bir link vereyim size, belki hosunuza gider ve isinize yarar:
http://kalemzede.blogspot.com/2006/11/bi-edeb-ra-edeb-kerden-edeb-est.html
Bülent Bey,
Not ettim, teşekkür ederim.İşe yarayabilir.
bunlarla konusulmaz! ama fethi beycim asil sana teessufum sonsuz. o deniz adli vahsi yaratigin o yorumunu aynen yayinlamissinya helal olsun. hadi bu yaratik kendi vahsiliginin geregini yerine getiriyor, sen niye buna zemin sunuyorsun? ayrica istedigimin zilli oldugunu dusunuyorum. zilliyi o.. anlaminda kullanmiyorum ama soyle diyeyim: kendi anlayisim geregi istedigimin o.. oldugunu da dusunebilirim. size mi soracagim yahu kimin hakkinda ne dusunecegimi terbiyesiz adamlar? ama basortusuzlere zilli dedi derseniz olmaz. demedim. laiklerede demedim. basortusu takmayip da basortusu aleyhine ve hanimi nedeniyle abdullah gulun aleyhine cigirip duran mitingcilere dedim. hala da diyorum. hayret biseysiniz yahu. niye ozur dileyecekmisimki ben simdi bunlardan? kendileri hakkindaki dusuncem degismediki!
Beni yanlis anliyorsunuz..
Ben, kimsenin zekasini (IQ’sunu) ayakkabi numaram ile mukayese etmedim.
Ben, tam olarak sunu soyledim:
Goruldugu uzere, burada zeka yasi ile ayakkabilarimin yasi mukayese edilmektedir.
Kendimin 40-45 arasi degil, 46 (hatta bazan 47) numara ayakkabi giydigini bildigimden, ayakkabi numarami olcut olarak kullanmak yerine encok birkac sene giydigim ayakkabilarimin yasini olcut olarak kullandim.
Isabetsiz bir degerlendirme olMAdigi en son yazisiyla da teyid edildigi icin, ben bu meselenin kendiliginden hukme baglandigi kanaatindeyim.
Fizikci bey/hanim,
Kucumsemek..
Soyle diyeyim:
KucumseMEmek.. ya da ‘saygi duymak’ otomatik degildir.
Ben, ancak ve sadece, bana esit veya benden daha ust rutbedeki birine saygi duyarim.
Not: Buradaki rutbe kelimesi, Ziya Pasa’nin o meshur ‘”Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.” beyitindeki rutbedir. Aklin rutbesinden bahsediyorum; diploma seviye ya da sayisi, ya da kisinin biyolojik (karbon) yasi bu konuyla alakali degildir.
Fethi Bey,
Bu numuneler böyledir, serbestiyeti görünce karşı tarafa hakaret ederler, demokrasiyi hararet etmek olarak algılarlar. Karşı taraf bunlara hakaret edince nerede bu devlet , niye bunların sesini kısmıyor diye viyaklarlar. Faşist/yobatik eğilimleri içinde daha fazla saklayamadı.
Siz herşeyi yayınlayın da kimi ne olduğu ortaya çıksın.
Deniz bey, hayir. Manyakadam bey o konuda hakli, dusundugu oyle ise soyler tabii, ne olacak ki? Sizin soze karsi gosterdiginiz siddet tehtidi tepkisi (referansi profesor olsa da) dogru degil bence. Bakin sizin bu durumda ‘yobaz’ diyebilmeniz, hatta daha ileri gidip baska (tarif veha tahkir amacli olabilir aradaki cizgi net degil) kelimeler kullanmaniz ile Manyakadamin’in kullanmasi farkli degil. Bu eger prensipli bakmak istersek. Daha pragmatik olarak bakarsak, kapali cevrelerde guruplara mi denmesini tercih edersiniz ‘bunlar zilli’ diye, yoksa aciga mi? Bir tur kapali cevrede ne olacagi asikar, kafa sallanacak bunu demek marifet olacak. Acikta oyle mi? Iste buyurun burada ne oldu.
Burada olan cirkinlik laftan ziyade hareket tarzinda aslinda. Bakin ne olmus (eh bu da kucumsenmezse ne kucumsenir diye de Fizikci beye sormak lazim). Maynakadam bey soyle buyuruyor:
deniz kardes, seninde ikidebir akraba faslini acmama gerek yokki. sadece meseleye oradan alakasiz bir sekilde girdin.
Hakikaten ne yaptiginin farkinda degil mi diyelim icimizden ve bakalim. Akraba lafinin ne zaman ciktigini gostereyim. Deniz bey bahsedilen insanlarin yakini olabilecegini soylemis su sekilde:
“Senin laf ettiğim kimseler benim kardeşim, kız arakadaşım filan da olabilir. Ağzından çıkanı bil.”
Manyakadam beyden cevap:
“herhalde senin kardesim kizarkadasin falan hakkaten zilli ki bu kadar ustune alindin. var bir bildigin senin cunku. hayret biseysin.”
Hayret ki ne hayret. Simdi fasli ‘acan’ deniz bey, evet, ama bakin yukarli lafi eden nasil kendisini yaptigi pespayelikten ‘sen actin’ diye siyiriyor hemen. Cirkinlik orada. Bahsedilen antropolojik calisma yapilacaksa, boyle hareket eden bir insanin hangi toplum yapisi icinde barinabildigine bakmak icin yapilacak herhalde. Umuma acik net ortaminde rahat barinmasi mumkun degil tabii.
Bülent Bey,
“Sizin soze karsi gosterdiginiz siddet tehtidi tepkisi (referansi profesor olsa da) dogru degil bence.”
Şiddet tehdidi değil, zaten böyle bir ortamda birilerini tehdit edecek kadar tedbirsiz değilim. Şiddet tehditi değil , içinde bulunulan psikolojik durumu ifade eder. “o kadar öfkeliyim ki rastlasam döverdim anlamında”.
“Bakin sizin bu durumda ‘yobaz’ diyebilmeniz, hatta daha ileri gidip baska (tarif veha tahkir amacli olabilir aradaki cizgi net degil) kelimeler kullanmaniz ile Manyakadamin’in kullanmasi farkli degil.”
Bence farklı ben direkt kendisini hedef aldım, o öyle yapmadı, zaten öyle dan dun konuşan bir adam da benden laf yesin artık ki benim laflarım terbiye sınırlarını aşmıyor. Saygı görmek için saygıyı hak etmek lazım,yaş baş değil. Tanımam etmem ilk defa diyaloga girdim maynakla. onun bakış açısı yobazca benim de bu düşüncem değişmedi.
“Burada olan cirkinlik laftan ziyade hareket tarzinda aslinda. Bakin ne olmus (eh bu da kucumsenmezse ne kucumsenir diye de Fizikci beye sormak lazim). Maynakadam bey soyle buyuruyor.”
Bunun ben de farkındayım ve bu kadar çok olumsuz tarifi hak etmesinin nedeni de bu hareketi ve ilk yorumda bişey söyleyip, sonra uyarılınca ben söylediklerimin arkasındayıp deyip, sonra aradan 2 gün geçtikçe aslında ben onu kastetmedim, fizikçi beyin anladığını ima ettim gibi bir hareket tarzı da var. Fizikçi ona yol göstermeseydi aklına gelmeyecekti belki. Kürek arkadaşı bile çaresiz kaldı bu adamın hareketleri karşısında.
“herhalde senin kardesim kizarkadasin falan hakkaten zilli ki bu kadar ustune alindin. var bir bildigin senin cunku. hayret biseysin”
şu etiği lafların yerine ben onu kastetmedim yanlış anladın filan deseydi bi ton laf yemeyecekti benden. Karşı cephenin kadınlarını dishonore ederek düşmanına zarar vermeye çalışmak doğu toplumlarında sık rastlanan bir olgu maalesef. Miloseviç’in Bosnalılara uyguladığı zulumdeki yöntemler, tecavüz kampları bunun en yakın örneklerinden birisi. Bizim toplumuzda da Miloseviç olma potansiyeli taşıyan, çok olmasa da böyle tipler var. Televizyonda veya gazetede laikçi dinsiz kızları gördüklerinde “polis şunların üzerine benzin döküp yaksa ya” gibi laflar ederler. 2 Temmuz 1993 de fiilen 37 kişiyi yakmışlardı zaten. Bu olay onlara hatırlatılınca ” gerekirse 37 değil, 370 kişiyi yine yakarız” demekten utanmazlar.
Sonra da daha safları çıkıp” laikçi bloglar türbanlıların üzerine benzin dökecekler, bloglarında yazıyor filan yazıyor deyip işin içinden çıkmaya çalışırlar. Ulen senin savunduğun yobazlar zaten fiilen yakmış derler insana.
Boldlar gerçekten şahit olduğum sözlerdir.
Deniz bey, ben Manyakadam veya Fizikci beylerin dediginiz turden insanlar oldugunun bir alametini gormedim. Yani burada olanla su kadar insani yakariz demek arasinda muazzam mesafe var, ve soz konusu insanlar (ve buradaki hemen herkes) o yolun ‘iyi’ tarafinda yanyana duruyor bence. Dediginiz tarz elbette korkulacak bir tarzdir, hepimizin icinde de o yone kayma potansiyeli vardir herhalde, ama hemen yaninizdakini karsinizda korup seytanlastirmak da ayni aileden gelen bir tehlike.
Bülent Bey,
Fizikçi Beyi ayırmak durumundayım böyle bir alamet yok. O sahip olduğu Dünya görüşüne malzeme sağlayacak elbette, ama ben diyorum ki siz bunu söylerseniz ben de çıkıp yapılmış olanları söylerim, insanlar paranoyalarla hareket etmeden önce gerçeklerle yüzleşmeli,sanırım Fizikçi de buna itiraz etmez.
Manyak adam da şunu yakarız bunu yakarız demedi,yaptığı şeyi yazdım zaten:
“Karşı cephenin kadınlarını dishonore ederek düşmanına zarar vermeye çalışmak ” Bu da bir Miloseviç yöntemidir dedim ve öyledir.
“yaninizdakini karsinizda korup seytanlastirmak da ayni aileden gelen bir tehlike.” Orası doğru, ama yaptıkları ortada.
Ben bütün Müslümanlara veya İslamcılara haksızlık etmeyeyim bu vesileyle. Laikçileri yakarız, Sivas tekrar olur diyenler İslamcılar arasında seyrektir, BBP ve MHP gibi Türk-İslam sentezci unsurlar arasından çıkmaktadır. AKP’lilerin aklı başına geldi biraz, kendilerini bunlardan uzaklaştırdılar. Umarım daha da gelir. Manyak’ın üslubu İslamcı bir düşünceyi yansıtmıyor, faşizan bir zihniyete tekabul eder.
Özetle laikçiler bizi kesecek derken, kendi güruhumuzun kesimlerini de unutmamak lazımdır. Laiklerin
İslamcıları kesmesi veya yakması ile ilgili istatistiksel veri yoktur,ama tersi vardır. Fethi Bey devlet baskısı olmadıkça sorun yok der. Sivasta da bu açıdan pek bir sorun yoktur.
Deniz bey, (anladim kalanini, sagolun)
Fethi Bey devlet baskısı olmadıkça sorun yok der. Sivasta da bu açıdan pek bir sorun yoktur.
Fethi bey baskidan bahsederken diyordur onu herhalde, yoksa orada devletin vazifesini yapmadigi/yapamadigi asikar. Olaylarin arkasindan bizim diger kanuni mekanizmalari calistiramadigimiz da ortada. Hakli veya haksiz hep baskidan bahsediliyor ama biz kanunlarimizi uygulamakta, uygulayacak kurumlari iyi calistirmakta, hatta calismadiklarini gormekte basarili degiliz.
Deniz bey,
Canım olacak şey mi şu laf. Devletin güvenlik görevlisi küfeyle maaşı ne diye alıyor, bu tür durumlarda devreye girmeyip de ne yapacak. Sonra bu Sivas meselesini birkac yerde tekrarlamissiniz ama bizim konumuzla doğrudan bir ilgisi yok ki bunun.
Kaldı ki bu tür eylemler genelde çok kaba bir provokasyondan ibarettir. “Müslümanlar toplanıp adam yakmış” kadar basit midir bu iş? “Sivas’ta onlar şu kadar öldürdü, Başbağlar’da bunlar cevaben aynı miktarda masum insanı öldürdü” mantığıyla iş çözmek mümkün olmadığı gibi “Sivas’ta müslümanlar bir otel dolusu Alevi’yi yaktılar, dolayısıyla başı açıklar tehdit altında” çıkarımına ulaşmak da hatalıdır.
Sanki siz manyakadama kızayım derken biraz abarttınız, lafını duymayıverin gitsin. Miloseviç filan neyin nesidir.
Fethi bey,
Kabul etmelisiniz ki, Deniz bey fena vurdu
O memurlar, belki de, ‘birakiniz yaksinlar, birakiniz gecsinler’ dunya gorusunu benimsemisti –olamaz mi? “P
Fethi bey,
“Sivas’ta onlar şu kadar öldürdü, Başbağlar’da bunlar cevaben aynı miktarda masum insanı öldürdü” mantığıyla iş çözmek mümkün olmadığı gibi “Sivas’ta müslümanlar bir otel dolusu Alevi’yi yaktılar, dolayısıyla başı açıklar tehdit altında” çıkarımına ulaşmak da hatalıdır.
Evet ama bu olaylara nasil tepki verildigine bakmak, devlet ne yapti ne yapmadi gormek, kim zimnen veya acikca kime destek oluyor anlamaya calismak fena degildir. 9/11 sonrasi disarida girildigini gordugum (bana kimse yapmadi) ‘ooo madem Muslumansin hemen kinamalisin’ havasindan bahsetmiyorum, ama memlekette birseyler oldugunda olmamis gibi yapiyoruz bazen gorusumuze ve belki cikarimiza gore. Bu insanlik hali ama insanlik halinin de iyisi var kotusu var, bu durumun ilki olmadigini dusunuyorum. X gurubun Y zamanda tehdit altina olmadigini gonul rahatligiyla soyleyebilmek istiyorsak, bunu Z guruba kanun disi siddet uygulandiginda ne yaptigimiza bakarak soyleyecegiz herhalde. Baktigimizda hos seyler gordugumuzu soyleyemem. (1 Mayis’ta cocuklar anlayamadigimiz sekilde sopalanirken, ‘buyuk adaletsizlik’ diye Gul’e engel olunmasindan bahsedilmeye devam edilmesi de var benim aklinda yakin zaman icin. Bazi durumlarda tirajli basin tek kutup oluyor. Japonya’dan fazla dolar milyarderi cikartan Turkiye’de, ‘elitler’ denince akla burokratlarin gelmesini temin etmek de baska bir ‘tek kutup’ marifeti alameti. Neyse, devamini yer altindan giden teleferik projesi yazisinina birakacagim timsahlarla ilgili yorumunda bir parantez acip soylerim artik.)
Müzmin, Bülent ve Deniz Beyler,
Sivas hadisesinin Yahudilerin Hitlerin fırınlarını istismarı gibi kullanılması benim aklıma bit yeniği getiriyor, sadece onu hatırlatayım.
Ben kendi adıma bu konulara hakkaniyetli yaklaşıyorum ve bu konuda şek ve şüphem yoktur. Komünist bir öğrenciyi coplayan polis ile türbanlıyı coplayan arasında nazarımda fark yoktur. Sivas’taki hadise de isterse provokasyon olsun en şiddetli şekilde telin edilmelidir, bunun lamı cimi yok.
Bugün Türkiye’de bir baskı varsa Kemalist mahalle ve devlet baskısıdır, diğerleri genelde tahmini ve “olabilir, belki, acaba” türünden şeylerdir. Bu ihtimal var diye yapılacak şey mevcut baskıyı normal karşılamamak, konuları açıkça gündeme getirmektir.
Bu blogda da manyağından akıllısına bunu yapıyoruz, iyi de oluyor. Arada ben de “mülküme” sahip çıkarsam darılmayın.
Deniz, baştan sona senin haklı olduğunu düşünüyorum, Manyakadamın üslubu hariç bazı karnından konuşanların sözlerini açığa çıkarmasını da hayırlı görüyorum. Şahsi algılamadıktan sonra bundan da fayda hasıl oluyor.
Fethi bey,
“Sonra bu Sivas meselesini birkac yerde tekrarlamissiniz ama bizim konumuzla doğrudan bir ilgisi yok ki bunun.”
Aslında alakası yok ama yukarıda bir yerde benzin dökmekten filan bahsedenler vardı, ben de bu işlerin kimlerin ihtisas alanına girdiğini hatırlattım sadece.
Kutuplaşmanın getirdiği bir şey olmalı insanlar edepsizlik yapsa bile bizdendir deyip onu savunmaya çalışıyorlar, kendi dinleri, ahlakları ne gerektiriyor onu bile bir kenara bırakarak.
“Arada ben de “mülküme” sahip çıkarsam darılmayın.”
Kendi prensiplerinizi çiğnemedikçe darılmayız. Herkes prensiplerinde tutarlı oursa sorun olmaz.
“Müslümanlar toplanıp adam yakmış”
Yakanlar Müslüman değil miydi?
Deniz bey,
Ben aradaki benzin lafını görmemiştim, olabilir.
Herhalde. Tabii yakılanların da müslüman olduğunu hatırlatırım.
Ama bu ne anlama gelir? Sonuçta kitleler çeşitli saiklerle harekete geçebilir, ne görüşten olursa olsun kalabalıkların şuuru yoktur, kolayca yönlendirilebilirler. Müslüman ya da Kemalist olmalarının farkı yok bu noktada. Köpeğe Hüseyin adı verildiği gerekçesiyel ya da Güner Ümit hadisesinde de Şiiler, Aleviler kitle gösterileri yapmış, yer yer maddi zarar da vermişlerdir. Allaha şükür bunlarda can kaybı olmadı ama olabilirdi de.
Sivas olayı bir faciadır, bunun tartışacak bir tarafı yok ama buradan yola çıkarak bir kitlesel hareketi genele mal etmek doğru olmaz.
Yakanların Müslüman olmasından ziyade bu eylemi din adına yaptıklarını sanmaları asıl meseledir.
Sizin demek istediğinizi şu açıklar mı bilmiyorum:
Toplumda Müslüman kitle daha büyük olduğu için, toplumdaki vakaların çoğu da bunlara ait olur doğal olarak. Çoğunluk oldukları için sağduyulusu da çoktur, sosyopatları da çoktur. Dolaysıyla bu sosyopatların yaptıkları hareketler , sayıları çok olduğu için, bütün bir kitle böyleymiş gibi bir algı ortaya çıkarır. Diğerlerin de aynı oranda-frekansta sosyopat vardır fakat bunlar az oldukları için etkisiz görünürler göze batmazlar. Bir de azınlıkta olanlar kolayca galeyana gelebilme lüksüne sahip değillerdir. Devleti işin içine hiç karıştırmazsak, Kemalistlerin daha az vakaya sahip olmalarını açıklamış olabilirim. Daha az oldukları için.
Ancak işin içinde devlet var. Kemalistler de devlete güveniyorlar, nasıl olsabize bişey olacak olursa devlet var diye. Bu da onların harekete geçme saiklerini köreltiyor.
Deniz,
Bu konularda bir istatistik bilmiyorum, hepsi olabilir de olmayabilir de, sonuçta bunlara takılmamak lazım.
Buradan ters birsonuç da çıkabilir, sırtımı devlete, hatta silahlı gücüne dayadım, istediğim gibi dayılık yapar, terör estiririm demek daha akla yakın.
Neyse, bu konuda söylenecek söz kaldıysa da zamanla edilir, sana iyi bayramlar dilerim.